21 Aralık 2014 Pazar

OTOHAYAT IV - KARAVANLAR (Hadi İtiraf Edin, Onlar Hepimizin Hayalinde Var ^^ )

Otomobiller benim hayatımın büyük bir kısmını kapsadığı için, karavanlarla ilgili bir otohayat yazısı yazmam kaçınılmaz oldu. 
Evet her türlü iki, üç, dört ve üzeri tekerlekli ile yakinen ilgiliyim. ama bunların içinde bir tür var ki, onlar benim fırsat bulduğum ilk anda sahip olmak istediğim araçların içinde bir numara.. 
Tabi ki karavanlar..
Karavan mı yoksa ev mı alırsın deseler seyyar olanı lütfen demekten kendimi alamam sanırım. 
Hepimizin içinde bir karavana atlayıp Dünya (hadi gerçekçi olalım, en azından Türkiye) turuna çıkmak vardır.
 Düşünsenize manzaranın size doyumsuz geldiği bir noktada aracı park edip, el frenini çekip o kareyi evinin manzarası yaptığınızı. 
Bir bardak sıcak kahveyle-ki Karadenizlinin dibi olarak tercihim çaydan yana- o manzaranın tadını çıkardığınızı.  Gece olunca yanan gökyüzü kandillerinin muhteşem şovuna tanık olmaktan bahsetmiyorum bile.. Hele bir de Dolunay varsa.
 Yeni bir güne o manzara eşliğinde uyanmayı kim istemez ki. Sadece o anı yaşamayı.. 
Birçok kez bulduğumuz karavan resimlerine bakarak bu böyle hayaller kurmuş, hatta ilk nerede konaklayıp hangi manzaraya evimizi dahil edeceğimizi bile planlamış olabiliriz. Hepsinin tek bir başrolü vardır, tabi ki Karavanlar..
Şimdi kısaca (kısa olması için çalışacağım ama baştan uyarmalıyım. Bu uzun bir yazı :P ) size piyasadaki pek çok karavan modelinden hayalimi süsleyen ve buna yakın olanları tanıtmak istiyorum.
En yaygın olan tür, her halde minibüs üzerine oturtulan karavanlar. ( en azından filmlerde hep oyledir :P ) şimdi onlardan başlayarak bir göz atalım bakalım kaç çeşit karavan varmış..
 Karavan yapım şirketi abimizinde söylemiş olduğu gibi adresini kendin seç ;) 
 Ford'un 2000 minibüslerine ayrı hastayım ama karavan la da çok şirin olmuş ki ^^
  En çok kullanılan marka IVECO sanırım,
 
Yakışıyoda hani, doğruya doğru.. *_*
İşte hayalime benzer bir kare *_*
ve ben gaza basmış giderkene..
Sadece minibüs üzeri karavanlar yok, birçok tür var. Mesela aracınıza takıp götürebileceğiniz seyyar türler. 
Pino ve Caretta ismiyle iki tür olarak karşımıza çıkan çekme karavanların güzel yanları olsa da benim tarzım değil :)
 Pino, karavan dediğinizde karşınıza çıkan ilk tür. Farklı boyutlar ve isteğe göre çeşitler mevcut tabi..
Bu da Caretta denen tür. Şahsen ikisi arasındaki ayrımı bilmiyorum (utanç içindeyimm >_< ) ama izlenimlerime göre Caretta daha ufak hatlara sahip ve küçük araçlarla rahat taşınabilmek için.
 Bu arada bu türde bir karavan alıp aracımıza şak diye takamıyoruz maalesef. Bir kaç prosedür uygulayıp kullanımı yasallaştırmak gerekiyor :P
 Sırada bu tekerlekli yaşam alanımızı kendi parçamız yapabileceğimizin kanıtı birkaç örnek var. Uçuk kaçık birkaç da model tabi ki. ^^ 

 Aslında bu akıllıcaymış :D




Her biri çok şirinler ^^ 
Her zaman olduğu gibi assolistler en son çıkar tabi ki. Onlar karavan dünyasının yıldızları..
Zirveden bir giriş yaparak bu cici kızı, "eleMMent Palazzo" göstermek istedim. Kendisi dünyanın en pahallı karavanı. Som altın kaplama olarak üretilmiş ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde, Dubai'de 3.1 milyon dolara (Yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkmış. Biz parayı hesaplayamazken o çoktaan satılmış bile :/
Bir de dıştan sulanalım pardon bakalım barı. :D
Ve bir sonraki en pahallı...
 Bu gördüklerinizin lüks bir villa yada bir kral dairesinden kareler olduğunu söylemek isterdim ama maalesef..
O, Avusturyalı karavan üreticisi Marchi'nin tasarladığı geleceğin karavanı... 50 metrekare yaşam alanı sunan ultra lüks özelliklere sahip eleMMent RV’nin fiyatı ise talebe göre değişiyormuş. 
 Konulan raylı sistem sayesinde iç alan 30 m2 den 50 m2  ye çıkabiliyormuş.. 
 Bu Tır'lara modifiye edilmiş karavanlar da çok şirin. Tır'lar başlı başına cezbediyor olsa da, beni bu hali ayrı çarpıyor *_*
Bu yukarıda gördüğünüze ise karavan demek haksızlık olabilir. Sarayvan nasıl? O_O
Hayır ağlamıyorum.. Sadece gözüme Karavan kaçtı :'(
Bunlarsa ömre bedel tasarımlar.. Bana hep, Kemal 
Sunal'ın Gülen Adam filmini anımsatır... 
 Ve bu da; geceleri kayan yıldızları ve ıslatmayan yağmur damlalarını, tane tane birbirine tutunan karları izleyebileceğimiz tavan camı olan hayallerimizin karavanı.. 
Sevgili, biricik, canım(...) diye uzayıp giden pekçok sevgi sözcüklerinin sahibi Kütüphanemden Kitap Manzaralarıyla pek çok ortak yönümüz ve paylaştığımız bir çok hayalimiz var. Meğer karavanımda da yalnız değilmişim.. İşte bunu fark ettiğimiz o sohbetten yola çıkarak isteği üzerine bu yazıyı yazdım, yazmaya çalıştım..
Ne diyebilirim ki dostum, hadi 
Yazımı buraya kadar okumuş olan var mı bilmiyorum (açıkçası pek sanmıyorum :P ) Yine de bana katlananlara selam olsun ^^
Herkese keyifli günler ^^

5 yorum:

  1. Peki bu tarz bir karavanda bir sabah kahvaltısı yapmak istesek Türkiye'nin neresinde var mesela? Yada içinde karavan bulunan bir mekan var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslinda hiçbir fikrim yok :)
      Ara sıra yollarda rastladığım bir dürümcü dışında hiç karavana rastlamadim diyebilirim :)

      Sil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Böyle bir karavanda yolculuğa çıkmak gibiydi yazılarını okumak, neredesin dön ey mah yüzlüm. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kulaklarımdaki bu çınlamaya daha fazla dayanamayacağım. sanırım dönme vakti gelmiş :D

      Sil